28 Nisan 2007 Cumartesi

ÖLÜM TATLI BİR NİNNİ

düş kuramıyor çocuklar,ölümün dehşetinden,ölüm bile kendinden utanıyor filistinde lübnanda,ve adını bile bilmediğim bir meridyenin bilmem kaçıncı periyodunda bulunan bir ülkede...nasıl utanmasınki,nasıl dehşete düşüp ürpermesinki.bir insan hayatında kaç kezölürki yada bir bebek kaç gün yaşarki kan kokusu ile umut mavisini birbirine harmanlayıp sapan atan çocukların yaşadığı coğrafyalarda...oysa berrak suların ışıldayan maviliğinde leylak kokulu günlerin hayali çok uzak değil oralarda.nasırlı elleri ile parıl parıl parlayan kan çanağı gözleriyle ölümü hergün biraz daha yerin dibine gömerek yürüyorlar tankların üzerine..
Siz hiç çocuk olmadınız beyler bayanlar.siz asla bir çocuk olamadınız.çocuk olmak demek elyaflı kundaklara sarılıp ninniler eşliğinde mışıl mışıl uyumak değildir.çocuk olmak sokaklarda nefesi kesilinceye dek top oynayıp sonrada kana kana su içmekte değildir.hele hele it donduran ayazda evinin sobasının önüne diz çöküp patır patır patlayan kestaneleri yemek hiç değildir.bisiklete binmek bilye ve uzun eşşek oynamak... bunların hiç biri doğru cevap değildir arkadaşlar. bilemediniz maalesef.elbette bilemediniz.çünkü hiç çocuk olmadınız eğer çocuk tanımı sizin dediğiniz gibi olsaydı bunu filistinli lübnanlı somalili hintli çocuklara nasıl kabul ettirebilirdinizki.hesap sormazlarmı aniden şahlanıp yapışmazlarmı kalın ensenizin sarmaladığı boynunuza...onlar yalın ayakları nasırlı elleri ile yürümemişlermiydi ölümün üstüne.üzerine şarapneller yağarken bir donkişot gibi saldırmamışlarmıydı devasa tankların ölüm kusan gövdelerine...kavurucu çöl sıcağı gecelerde kıvranmamışlarmıydı sıtmadan ölmemişlermiydi tifodan onlar çocuk değiller deiğilmi(?!)teröristler üstüne üstlük dokuz on yaşlarındalar hatta ve hatta kadında olsa çocukta olsa vurulmalıdırlar.ama şimdi böle sölemeyin bu kezde sizin çocuklar alınacaklar...siz iyisimi çoluk çocuk edebiyatı yapmayın bu size göre bir iş değil.onlar zaten zamanı gelince bir bir soracaklar bunların hesabını.....

3 yorum:

Adsız dedi ki...

ademoğlu tüm dünya üzerinde binlerce yıldır hüküm sürdü hiç düşünmeden etrafındaki her şeyi kendi çıkarları için yontup düzeltti bunlara çocuklarda dahil.
En değerli varlıklar olan çocukları hiç düşünmediler hiç dönüpde sorgulamadılar.Bu vurdum duymazlık herşeyi açıklar oldu.

Ama hayat hiç bir zaman istediğimiz gibi olmadı bir çocuk iyi şartlarda yetişip ancak kendi çocuklarına yetecek kadar sevgi duydu geriye kalan sevgisi zamanla körelip yok oldu.diğer tarafta bir gram yiyecek bulabilmek için kilometrelerce yol yürüyüpte ulaşamayıp akbablara yem olan çocuklar vardı.

Hayat adil değildir. Hayatı adil yapabilmek için yüreğiniz sevgi ve adalet ile dolu olmalıdır.

Çocuklara olan sevginiz bir çocuk ile sınırlandırıp köreltmeyin, yok etmeyin.

GÜL BAHÇESİ dedi ki...

yorumun için teşekkür ederim anonim seni buralarda birdaha görmek üzere...

Barış dedi ki...

Eşit doğmamak... Daha korkunç ne var ki?