24 Haziran 2008 Salı

İKİ 17 YAŞ

1.onyedi yaş

Bir genç varmış…Daha on yedisindeymiş… Umutları varmış…Eşitlik, hak, adalet istermiş… Birde bakmış vatan haini olmuş… Mahkemeler kurulmuş… Fermanlar yazılmış… Kuklalar kararı baştan vermiş… Suçu yokken suçlar yüklenmiş… Yalanlarına kılıf hazırlamışlar…
Fermanlar okunmuş ve dar ağacı kurulmuş…
17 yaşında ki bir kişi asılamaz diyip, yaş tespitinin yapılması için verilen çabalar boşa gitmiş…
Ve 17 yaşında bir canın, işkenceden geçmiş bedeninin sonunu hazırlamışlar… Paşa demişki; Asmayalım da besleyelim mi?
Olur mu efendim tabi ki asalım vatan hainlerini mi besleyeceğiz…
Ve ülkeyi bir kez daha kurtarmışlar bir vatan hainini daha asarak… 17 yaşında olmasının önemi yokmuş… Yılanın başını küçükken ezmek gerek…
Yaşamasına izin vermemek gerekliydi..
Bir daha düşünmemeliydi…
Annesine bir daha sarılmamalıydı…
Güzel bir günde yürümemeliydi yoruluncaya dek..
Okumamalıydı bir daha yasa dışı o komünist kitapları..
Bakmamalıydı o sakallı amcanın fotoğrafına bir daha…
Sevmesine, nefes almasına, gülmesine, yumruğunu havaya kaldırmasına izin vermeden yok edilmeliydi…
Apoletli kahramanlar yaptı bunu netekim…
O daha on yediydi…


2.onyedi yaş
O da daha on yediymiş…
Vatan haini ve hep bizi arkadan vuran bir Ermeni’yi öldüren kahramanmış O… Polis amcalar, jandarmalar Türkiye’de işkence var iddialarını çürütecek görüntüler vermiş O kahramanla… Kahramanımızın arkasında kontrogerilla devleti varmış... Emniyet müdürü olayı abartmayın türünden açıklamalar yapmış… Yaşananlar milliyetçi duyguların sonucu olduğu için hoş görülmeliymiş… Mahkemeye çıkarmaları gerekmiş kahramanımızı ve yaş tespiti için adli tıpta yapılan testler sonucu öğrenilmiş ki kahramanımızın yaşı henüz on yediymiş… Adli tıptaki doktor amcalar öyle demiş çünkü.. Hakim amcalarda bu nedenle kahraman evladımızın yaptığı bu küçük yaramazlığın cezasını büyük oranda düşüreceklermiş…Bunlar niye; Çünkü o bir kahraman… Daha vatana çok hizmet edecek… Ama önce içeride biraz besleyip büyütmek gerekli bu yavrucağı… Büyünce O; Çakıcı, Çatlı, Kırcı ağabeyleri gibi olacak…

23 Haziran 2008 Pazartesi

AŞK,DOSTLUK,GÜVEN.....

Allegro demiş ki; Bir zamanlar üç arkadaş varmış... Aşk, Dostluk ve Güven...
Üçü bir arada oldumu harikaymış her şey... Gün gelmiş aşkın işi çıkmış...
Eh meslek bu kolay mı? Ama dostlarından ayrılmadan önce söz vermiş onlara.
Beni özlediğinizde gelin demiş; uzaklarda olmayacağım. Nerde gözleri arzuyla dolu birbirlerine bakan bir çift görürseniz ben ordayım. Ve ayrılmış yanlarından...
Peki demiş Dostluk Güvene; madem öyle ben de yoluma düşeyim... Görev çağırır... Ama merak etme, nerde birlikte ağlayan iki insan görürsen işte beni orada bulursun...
Güven ağzını açmış veda etmek için ama Dostluk ayrılmış arkadaşının yanından onun son sözünü dinlemeden... Ve gitmiş uzaklara...
Güven sessizce içinden geçirmiş elinde olmadan... "Beni kaybederseniz, bir daha asla bulamazsınız..."

16 Haziran 2008 Pazartesi

TÜRKİYEDEKİ ENTRESAN DERNEKLER:)



1) Taşköprü Sarımsak Geliştirme ve Kalkındırma Derneği

2) Angora Tavşanı Seven Şoförler Derneği Lokali

3) İstanbul Akvaryum Yardımlaşma Dayanışma Derneği

4) Genelevi Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği

5) Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Dostları Derneği

6) Müzisyen Sevenler Lokali

7) Orman Avukatları Dayanışma Derneği

8 )Cool İstanbul Televizyon Tamircileri Derneği

9) Volvo Mağdurları Derneği

10) Mazda Araç Sahipleri Derneği

11) Ankara Güçlü İş Adamları Derneği

12) Aydınlıkevler Dolmuş Durağı Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği

13) Kokoreççiler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

14) Oluklu Mukavva Üreticileri Derneği

15) Sungurlu Aşıklar ve Müzik Aleti Çalanları Koruma Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği

16) Profesyonel Posta Güvercini Uçuranlar Derneği

17) Tayland-Hint-Brezilya-Japon Horozunu Koruma ve Yaşatma Derneği

18) Oyuncu Güvercin Sevenler Derneği

19) Yıkımcılar ve Enkazcılar Derneği

20) Havutlu Mahallesi Cenazeleri Kaldırma Yardımlaşma ve Kültür Derneği

11 Haziran 2008 Çarşamba

KEŞKE....


Keşke hiç büyümesek,
Bir tarafımız zaten hep cocuk,
Diğer yarımızda acımasa..
Keşke hep çocuk kalsak..
Oyun oynarken düşünce dizlerimiz kanasa..kalbimiz yerine..
Keşke hiç büyümesek,
Sadece oyuncaklarda kalsa aklımız,oyunlarda değil..
Keşke hiç büyümesek..
Düşene yardım edebilsek,
Eimizi uzatabilsek şöyle sıkıca tutup kaldırabilsek düşeni....
Keşke hiç büyümesek,
Zorda kalınca ağlasakta herşey düzelse..
Keşke hiç büyümesek el öperken daha içten olsak,
İki elle tutsak o senelerin buruşturduğu eli..
Kahkahalar atarak sarılsak hayata..
Koşabilsek uçurtmaların peşinden..
Keşke hiç büyümesek,para üstü kalsa bi koşu gidip şeker alsak,
Keşke hiç büyümesek adamakıllı a,b,c'yi öğrenebilsek..
Keşke hiç büyümesek..
Dizlerimiz kanasa kalbimizin yerine..!

4 Haziran 2008 Çarşamba

NAZIM HİKMET


seni dünya paylaşamıyor.
şiirlerin bin dilde
seni senden okumak var ya
seninle aynı dilde

mezarın orda olsa
burda olsa ne olur
tepende bir taş olsa
çınar olsa ne olur

nazım hikmet memleket
memleket nazım hikmet
kafiye için yazmadık
hasret sana memleket

kitapların özgür artık
müjdeler olsun nazım
sen yazmaya devam et
hasreti yazma nazım

varna önlerindeydin
sen artık döndün nazım
karadeniz köpürdü
memlekettesin nazım...